gay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2014 Çarşamba

ONLAR ERDİ MURADINA, BİZ ÇIKALIM KEREVETİNE: İki cesur adamın rüya gibi hikayesi

Düzen karşısında gizlenmedik 2 Eylül’de 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Ekin Keser ile 28 yaşındaki Emrullah Tüzün beraberliklerini bir düğünle taçlandırdı. Onların düğünlerini diğerlerinden farklı kılan ise eşcinsel bir çift olmalarıydı. Kaos GL’den Emre Zorlu, Ekin ve Emrullah’ın romantik hikâyesini yazdı. 
gey evliliği
Geçtiğimiz günlerde devletin resmî nikahıyla olmasa da; alternatif bir törenle İstanbul’da evlenen eşcinsel çift, ‘heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik’ diyor. 21 yaşındaki Arap kökenli olan Ekin Keser, güzel sanatlar öğrencisi. Emrullah Tüzün ise 28 yaşında. 2 yaşındayken ailesi İstanbul’a göç etmiş, Batmanlı bir Kürt. Hizmet sektöründe çalışıyor ve fotoğraf çekmeye bayılıyor.

‘ELELE TUTUŞMAKTAN HİÇ KAÇINMADIK’
gay evliliği

Emrullah ile karşılaştığın o anın bir tesadüf olduğunu düşünüyor musun? Nasıl tanıştınız?
Kesinlikle bir tesadüftü. Onunla ilk karşılaşmam, iki yıl önce arkadaşlarımı kıramayarak gittiğim Taksim’de bir açılış partisinde oldu. İlişkimizin başlayışı o zamana tekabül eder. Tanışmamızdan kısa bir süre sonra da aynı evi paylaşmaya başladık.

Aynı evi paylaşmaya başladığınızda bulunduğunuz çevrenin içerisinde “anlaşılırız” korkusu hissettiğiniz oldu mu?
Olmadı çünkü aileme olduğum kadar çevreme de açık bir eşcinselim. Emrullah ile ilişkimizi biliyorlardı. Ona karşı duyduğum hisleri saklamadım.

Sahi, sokaklarda içinizden geldiği gibi aşkınızın getirdiği özgürlüğü yaşayabildiniz mi?
Yaşadık. Heteroseksist düzenin karşısında gizlenmedik. Duygularımızı görselliğimize de yansıttık. Birbirimize dokunduk, sarıldık ve el ele tutuşmaktan kaçınmadık.

Aileleriniz cinsel yöneliminizi biliyor muydu?
Ailem biliyordu. Emrullah’ın ailesine açılması ise daha sonra oldu.

İlişkinizi öğrendiklerinde bu durumu nasıl karşıladılar?
Sıradan bir ilişki gibi gördüler. İleriye dönük olduğunu düşünmüyorlardı.

Biriniz Arap kökenli, diğeriniz Kürt; bu iki farklı etnik köken, iki ayrı kültür... Tüm bunlara bağlı yaşayan akrabalarınızdan tepki aldınız mı?
Çok fazla tepki aldık. Hatta öyle ileri gidenler oldu ki ölüm tehditleriyle bile karşılaştık. “Tamam yaptınız bu kadarını. Bundan sonra gizlenin!” söylemlerine kulak asmadık. Emrullah’ın ailesinden ise herhangi bir nefret tutumuyla karşılaşmadık. En azından şu an ılımlı bir duruş sergiliyorlar.

AİLE EŞRAFINDAN DÜĞÜNE GELDİLER
eşcinsel düğünü

Evlilik isteği ilk kimin sürpriziydi?
Teklif Emrullah’tan geldi. Bu benim için oldukça büyük bir sürprizdi.

Nasıl bir teklifti? Sıradan mı, yoksa akılda iz bırakacak cinsten mi?
Nişanlandığımız gün iş yerinden çıkış saatimi geciktirmek için elinden geleni yapmaya çalıştı. Daire kapısının önüne vardığımda kapıda asılı bir sürpriz ile karşılaştım. Kâğıt’ın üzerinde “Bekbek seni çok seviyor” yazılıydı. (“Bekbek” birbirimize seslenirken kullandığımız bir hitap şeklidir.) Kapıyı açıp içeri girdiğimde duvarda asılı duran çiçek ve üzerine iliştirilmiş başka bir kâğıt gözüme çarptı. Kâğıttaki notun ne olduğu heyecandan zihnimden silinip gitti zira salonda sehpanın orada duran laptop’a gizlenmiş ses kaydı ezberimde. Emrullah, bana evlenme teklifinde bulunuyordu sonra yüzüklerimizle yanıma geldi. Eve gizlenmiş arkadaşlarım da o gece bizi yalnız bırakmadılar. Bu benim için oldukça heyecan vericiydi. Kendimi çok özel hissettim.

Düğün organizasyonu öncesi heyecanı merak ediyorum. Bize o dönemden biraz bahseder misin? Kostüm, davetiye, mekan vs. Nasıl bir telaştı?
Evlilik heyecanı bir yana, yorucuydu. Davetiye tasarımı bize aitti. Tamamıyla el emeğiydi. Taslağı biz hazırladık; yakın arkadaşlarımızdan biri de karikatür çizimini gerçekleştirdi. Mekân için arkadaşımızın da aracılığıyla yatta karar kıldık, çünkü deniz özgürlük demekti. Zira aklımda ‘homofobik bir tehlikeye maruz kalır mıyız’ sorusu olmasaydı, merasimi bir villanın bahçesinde yapmayı istemiştim. Hayalim buydu diyebilirim. Kostüm arayışı bizi çok uğraştırdı. Neredeyse gezmediğimiz yer kalmadı. Çocukluk arkadaşımın seçimiyle kostümlerimiz de belirlenmiş oldu ve giyindiğimizde oldukça güzel durdu üzerimizde.

Düğüne katılım beklediğiniz gibi miydi? Evlilik merasimine katılımını beklediğiniz zira sizi yokluğuyla üzenler oldu mu? Mesela aileden davetinize icabet edenler var mıydı?
Daveti yüz yirmi kişiyle sınırlamıştık. Katılım beklediğimiz gibiydi. Sevdiğimiz ve bize destek olan insanlar oradaydı. Gelmeyenlerin yokluğunu hissetmedim. Aktivist arkadaşlarımızdan da düğünümüze katılanlar oldu. Evet, aile eşrafından kuzenlerim beni yalnız bırakmadılar.

‘O SENİN KOCAN MI?’ SORUSU ÇOK MUTLU ETTİ
gey damatlar

Emrullah ile seni damatlık içinde görenlerden olumlu-olumsuz tepkiler aldın mı?
Trafiği hesaplayamadığımızı düşünüyorum. Trafikte kaldık. Baktık bu böyle olmayacak kendi düğünümüze yetişemeyeceğiz; vapurda aldık soluğu. Yanımızda nedimelerimiz ve sağdıcımız vardı. Gözler üzerimizdeydi. Hatta Eminönü iskelesinde karnımızın açlığını bastırmaya çalışırken çikolata yemeye başladığımız esnada bir kadın, çevresindeki insanlara bizi göstererek, “Bakın bakın! reklam çekiyorlar” dedi. Çikolata ve iki damat... Kadının böyle bir kombin oluşturması bizi güldürmüştü. En ilgi çekici olanı ise tören çıkışında Suriyeli bir kadının yanıma gelip Emrullah’ı göstererek, “o senin kocan mı?” diye sorması oldu. Bu soru beni ve Emrullah’ı çok mutlu etmişti.

eşcinsel damat

Türkiye’de eşcinsellere evlat edinme hakkı tanınsaydı çocuk sahibi olur muydunuz?
Kalabalık bir aile sayılırız. Bir köpeğimiz ve iki kedimiz var. Tabi neden olmasın eğer bu ülkeden eşcinselleri görmemekte direten, koltuğunu mesken bellemiş insanlar çeker giderse bir ya da iki çocuğu evlat edinmek istiyoruz.

Prosedürleriyle imzaya dayalı evlilik olmadığı için “niye böyle bir şeye kalkıştınız?” gibi yaklaşımlarla karşılaştınız mı? Olduysa yanıtınızı merak ediyorum. Ayrıca Türkiye’de eşcinsel evlilikleri yasal olsaydı değişen ne olurdu?
Evet, bazı çevrelerden bu tarz yaklaşımlarda bulunanlar oldu lakin evlilik törenimizi bizim için özel kılan hayalimizin gerçekleşmiş oluşuydu. Mutluluğumuza daha fazlasını katmıştık. Tarifi zor bir heyecandı.
Türkiye’de bizlerin de birey olduğu anlaşılsaydı, heteroseksüel evliliklerde eşlere tanınan federal haklara sahip olabilirdik. Bunun gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum.

Bu yazı KAOS GL ve Hürriyet yayın organlarından alınmıştır.

17 Temmuz 2014 Perşembe

GAYMAG: Türkiye'nin İlk Gay Magazin Dergisi

Türkiye'nin İlk Gay Magazin Dergisi
15 Ağustos'ta yayın hayatına başlıyor

GAYMAG, uzun zamandır internet üzerinden modadan sanata, spordan magazine dek pek çok konuda paylaşımlarda bulunan bir gay magazin haber portalı aslında. Uzun zamandır basılı bir dergi olarak yayınlama fikirleri vardı ancak biliyoruz ki bu ülkede GAY konseptli bir dergi yayınlamak oldukça zor. Derginin yayın yönetmenliğini Fatih Kocatürk yapıyor. Kendisini uzun zamandır tanıyorum, vizyonu çok geniş bir isim. Biliyorum ki bu işte de harikalar yaratacaktır.

Gay temalı dergi olarak hepimizin bildiği KAOS GL dergisi var ki bu sene yayın hayatının 20. yılını kutluyor. KAOS gerçekten hepimizin saygısını kazanmış bir dergi. Daha çok siyasi ve toplumsal konular üzerine yazılar yayınlıyorlar. GAYMAG ise OUT, GAY TIMES, ATTITUDE gibi yabancı gay temalı dergiler kalitesinde bir magazin dergisi sunmayı amaçlıyor.

İlk sayıda Murat Boz ile çarpıcı bir röportaj gerçekleştirilecekti ancak Murat Boz iş takviminin yoğunluğu sebebiyle röportajı ertelemiş. Aslında bu konu tam bir muamma. Bazı kaynaklarda Murat Boz'un "bana bu dergiden hiç teklif gelmedi" dediği yayınlanırken, bazılarında da Murat Boz'un son dakikada vazgeçtiği yazılıyor. Derginin internet sitesindeki basın duyurusunda ise Murat Boz'un iş temposu sebebiyle çalışmaların durdurulduğundan söz ediliyor. Basın duyurusuna BURADAN ulaşabilirsiniz.

Murat Boz ilk sayıda olamayacak diye üzülmeyin! Çünkü ilk sayı bomba gibi bir röportajla geliyor: MARIAH CAREY! Evet, yanlış okumadınız! Ünlü şarkıcı Mariah Carey GAYMAG'in ilk sayısında Türk okuyucularla buluşucak. Röportajı ve fotoğrafları heyecanla bekliyorum.

Ayrıca ilk sayıda Ayşe Hatun Önal da GAYMAG'de! Murat Renay'ın gerçekleştirdiği röportajın fotoğraflarını da Alee Te çekmiş. Backstage'den gördüğüm kadarıyla keyifle okuyacağımız bir röportaj olmuş. Dergi için yapılan fotoğraf çekiminin sahne arkası görüntülerini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. 
Ayrıca Ayşe Hatun Önal'ın bizlere bir mesajı var!

Dergiyi sadece D&R'lardan satın alabileceğiz. Bunun sebebi diğer dağıtım organlarının istedikleri fahiş fiyatlar. Umarım dergi yüksek bir satış grafiği çizer ve başka satış organlarından da dergiye ulaşabiliriz. D&R'ın internet sitesi üzerinden satış yapılacak mı bilmiyorum ama büyük ihtimalle GAYMAG'in internet siteleri üzerinden abonelik olacaktır. 

GAYMAG'e yayın hayatında başarılar diliyorum.
Türkiye'de bir ilk gerçekleşiyor. GAYMAG desteklerinizi bekliyor.

22 Nisan 2014 Salı

Ücretsiz Yoga Dersleri Başlıyor

Şeker Oğlan

Lambda İstanbul'da Ücretsiz YOGA dersleri başlıyor

Her hafta Perşembe günü saat 19:00'da Lambda İstanbul'da Elif Avcı ve Erdem Laçinkaya'nın düzenlediği YOGA dersleri başlıyor.

Dersler ısınma ile başlayıp, yoga asanaları, nefes çalışmaları, derin dinlenme ile devam edecek ve kısa bir meditasyon çalışmasıyla bitecekmiş.

Katılımcılardan herhangi bir ücret talep edilmiyor ancak derslere rahat kıyafetler ile gelmeleri ve üzerinde hareket yapıp uzanabilecekleri bir mat ya da battaniye getirmeleri isteniyor.

Yandaki resimde gördüğünüz favorim olan ağaç pozisyonunu yapmayı unutmayın!

Lambda İstanbul'a Nasıl Giderim?

İstiklal Caddesi, Büyükparmakkapı, Tel Sokak, No:2 Kat:2 Beyoğlu İSTANBUL

lambda@lambdaistanbul.org

HARİTA İÇİN TIKLAYIN

14 Nisan 2014 Pazartesi

Chaplin Gay Cafe


Chaplin Cafe, özellikle genç eşcinsellerin favori mekanlarından biri. Mekanı gençlerin favorisi yapan etkenlerden biri fiyatlarının diğer gay mekanlara nispeten ucuz olması.

Bir diğer etken ise mekanın konumu! İstiklal Caddesi'nde bulunan Chaplin Cafe bir binanın 3. katında bulunuyor. Özellikle gay mekanlara gitmekten çekinenler için iyi bir başlangıç olabilir.

Mekanın müşteri kitlesi çoğunlukla 20'li yaşlarda. En azından ben oradayken durum buydu! Sadece gayler değil, kızlar da vardı mekanda. Her yönelimden insanın rahatça sohbet edebileceği bir mekan diyebilirim.

2011 yılında açılan CHAPLIN CAFE geçtiğimiz günlerde 3. yılını kutladı. 11 Nisan Cuma gecesi cafenin müdavimleri HALA DİVA ve zenne şovlarla gullümün dibine vurdular.

"İyi, hoş da nerede bu CHAPLİN CAFE" dediğinizi duyar gibiyim. Taksim Meydanı'nda bulunan hepimizin en sevdiği buluşma noktası olan BURGER KING'den İstiklal'e doğru giderken solda bulunan ilk sokaktan girin (Meşelik Sokak). Sağdaki ilk sokağa sapın. Yukarı doğru bakarsanız 3. kattaki CHAPLIN CAFE tabelasını göreceksiniz.Aslında bulunduğu binada başka bir gay mekan daha bulunuyor: HASPA CAFE & BAR. Belki Chaplin sonrası HASPA'da da bir iki tek atarsınız.

Özellikle akşamüstü Chaplin Cafe çok keyifli olabiliyor haftasonları. Gidin, görün, eğlenin, sosyalleşin!!!





12 Şubat 2014 Çarşamba

Eşcinsel Temalı Diziler


Queer as Folk (US)

Belki de tüm dünyada en çok bilinen gay temalı dizi Queer as Folk'tur. 3 Aralık 2000 tarihinde ilk bölümü yayınlanan dizi aslında İngiltere'de yayınlanan aynı adlı dizinin yeniden kurgulanmış halidir. Brian ve arkadaşlarının yaşamlarını konu alan queer as folk en sevdiğim dizilerdendir. 5 sezon süren dizinin her bölümünü büyük zevkle izledim, hem de baştan sona iki kez! Daha önce şcinsel temalı bir dizi izlememişseniz bence queer as folk iyi bir başlangıç olabilir sizin için!





Queer as Folk (UK)

23 Şubat 1999 tarihinde ilk bölümü yayınlanan dizi pek televizyonda devrim yapmıştır. Daha önce içinde eşcinsel karakterler olan diziler vardı ancak ana karakterleri eşcinsel olan bir dizi yoktu. İlk kez dizinin tüm kurgusu üç eşcinsel arkadaşın yaşamı üzerine kuruluyordu. Dizi Amerikan versiyonuna göre biraz pesimistik bir hikaye sunuyor bizlere ama yine de sürükleyici. Amerikan versiyonunun aksine İngiliz versiyonu sadece 2 sezon devam etti.





the L word

Quuer as Folk'un bitmesinin ardından SHOWTIME yeni bir eşcinsel temalı diziyi bizlere buluşturdu. Bu kez de lezbiyenlerin ilişkilerini, aşklarını, yaşamlarını, hayata bakışlarını izliyoruz 6 sezon boyunca. Dizinin ilk bölümleri biraz sıkıcı geliyor Queer as Folk gibi eğlenceli bir diziyi izledikten sonra ancak ilerleyen bölümlerde dizinin konusu ve karakterler sizi kendine bağımlı yapıyor.





Angels in America

Al Pacino ve Meryl Streep gibi usta oyuncuları bir araya getiren mini dizi 7 Aralık 2003'te ilk kez yaynlandı. 5 adet Golden Globe Ödülü olan bu muhteşem diziyi hala izlemediyseniz bir an önce izlemenizi tavsiye ederim.










Looking

San Francisco'da yaşayan üç arkadaşın yaşamlarını konu alan en yeni gay temalı dizi.

Queer Duck

4-5 dakikalık bölümlerden oluşan bir çizgi gay dizisi. İnce espriler ile beni her defasında gülmekten kırdı geçirdi. Dizinin çok sevilmesi üzerine bir de filmini yaptı SHOWTIMES bizlere. En azından bir iki bölümünü izleyin derim.








Glee

Son dönemin en çok izlenen dizilerinden biri Glee! 2009'da yayınlanmaya başlayan dizi şu anda 6. sezonu ile devam ediyor. Dizide okullarda LOOSER diye hitap edilen ezik tiplerin bir koroda kendilerini ifade etmeleri anlatılıyor. Glee zaten kelime anlamı ile küçük koro demek. Kurt isimli eşcinsel karakter diziyi bir yönüyle eşcinsel temalı diziye çeviriyor. Harika dans gösterileri ve coverlar bulunan Glee'yi izlerken bir an bile sıkılmayacaksınız.





the Line of Beauty

2006 yılında 3 bölümlük bir mini dizi olarak yayınlanmış the Line of Beauty, 80'li yılların başında Nick adlı eşcinsel bir üniversite öğrencisinin hayatını konu alıyor.









Metrosexuality

1999'da yayınlanmış olan dizide, Kwame adlı azgın bir kardeşimizin maceraları anlatılıyor.










Sugar Rush

2005'te İngilitere'de yaynlanmaya başlayan dizi lezbiyen olduğunu keşfedip en yakın arkadaşına aşık olan Kim'in yaşadıklarını anlatıyor 2 sezon boyunca.









Dante's Cove

Genç bir çiftin karanlık ve mistik güçlerle olan savaşını anlatan fantastik bir gay temalı dizi.










the Lair

LAIR, vampirlerin beslenmek için eşcinselleri tuzağa düşürmek için açtıkları bir gay bardır. Dante's Cove dizisinin yapımcılarından yine fantastik bir gay temalı dizi!









Lip Service

Yine İngilitere'de yayınlanan dizi İskoçya'da yaşayan Tess, Sam, Sadie ve lezbiyen arkadaşlarının yaşamlarını konu alıyor. 2010 yılında ilk bölümünü yayınlayan dizinin şimdiye dek bir sezonu yaynlandı. İkinci sezonun yolda olduğu söyleniyor.








Noah's Arc

2006'da yayınlanmaya başlayan ve 2 sezon devam eden Noah's Arch, sadece zenci eşcinselleri konu alıyor.










Tipping the Velvet

19. yüzyılda bir müzikhol'de çalışan Nan ve Kitty adlı iki lezbiyenin hikayesini anlatan mini dizi 2002 yılında yayınlandı.










Will & Grace

New York'ta yaşayan gay bir avukat olan Will ile Yahudi ve heteroseksüel bir kadın olan Will'in en yakın arkadaşı Grace'in hikayesini anlatılıyor. Aktör olman için çabalayan feminen gay karakter Jack'i de unutmamak lazım.
1998'de yayınlanmaya başlayan dizi 8 sezon sürdü ve defalarca Golden Globe'a aday gösterildi. Emmy ödülü de bulunan bu harika komedi size gülmeyi garantiliyor!





DTLA

2012'de yayınlanmaya başlayan dizide Los Angeles'ta yaşayan sekiz aradaşın etnik, kültürel ve cinsel yaşamları anlatılıyor.










Fingersmith

2005 yılında yalnızca iki bölümlük bir mini dizi olarak yayınlanmış olan Fingersmith, farklı hayatlar yaşamış iki kadının sıradışı yakınlaşmasını konu alıyor.









Lo Que Surja

2006 yayınlanmaya başlamış ve 3 sezon sürmüş olan Lo Que Surja, İspanya'nın ilk gay temalı dizisi olma ünvanını taşıyor. Valencia'da yaşayan bir grup eşcinsel arkadaşın hayatlarını bizlere sunuyor.










the DL Chronicles

4 bölümden oluşan bu mini dizinin her bölümünde farklı bir hikaye anlatılıyor.












the New Normal

Çocuk sahibi olmaya çalışan gay bir çiftin hikayesinin anlatıldığı eşcinsel temalı bir dizi.










Exes & Ohs

Jennifer ve arkadaşlarının hayatını konu alan lezbiyen temalı dizi Exes & Ohs, 2006'da yayınlanmaya başladı ve 2 sezon boyunca izleyicileri güldürdü.









Rick & Steve the Happiest Gay Couple in All the World

Dünyanın en gay kasabasını izlemeye hazır mısın? West Lahunga Beach adlı kasabada geçen olayların alatıldığı animasyon bir dizi.








the Fosters

Domestik lezbiyen bir çiftin aile yaşantısını izleyeceğimiz lezbiyen temalı bir dizi.









Bob & Rose

Eşcinsel bir erkek olan Bob'un bir kadına aşık olma hikayesi.











Some of My Best Friends

Eşcinsel bir yazar ve onun homofobik ev arkadaşının maceralarının anlatıldığı bir sitcom.










Torchwood

Dünya dışı varlıklarla olan ilişkileri konu alan bir dizi.







Modern Family

Biri tek çocuklu, biri üç çocuklu, biri de gay olan 3 çiftin komik hikayesini anlatan bir dizi. İlk bölümüyle sizi müptelası yapacak, demedi demeyin!









Please Like Me

Kız arkadaşından ayrıldıktan sonra eşcinsel olduğunu keşfeden Josh'ın komik ama zaman zaman dramatik hikayesini anlatan bir dizi.

Vicious

İkinci baharlarını yaşayan olgun eşcinsel bir çiftin ve yakın arkadaşlarının eğlenceli hikayesinin anlatıldığı bir sitcom dizi.




25 Ocak 2014 Cumartesi

Yeni Bir Gay Temalı Dizi Başlıyor: LOOKING

Daha önce Queer as Folk, The L Word gibi eşcinsel temalı dizileri yayınlamış olan cesur kanal HBO, yeni dizisini yayınladı: LOOKING.


Queer as Folk benim en sevdiğim eşcinsel temalı dizi. Askerliğimi asteğmen olarak yaptığım Malatya'daki sıkıcı hayatımı renklendirmeyi başarmıştı. Queer as Folk'ta Brian'ın götürdüğü çocukları izledik bol bol. Eşcinsellikle ilgili konular da işlendi ayrımcılık, nefret suçları gibi ama dizinin temelinde seks, eğlence ve gullüm vardı.


 Genelde dizileri ve filmleri izlediğimizde gay olmanın biraz abartıldığından şikayet ederiz. Yani eşcinsellerin çalışma hayatları ve gündelik yaşamlarından ziyade geyler arasındaki muhabbetlere ve seks maceralarına seyirci oluruz. Looking ise bize biraz daha farklı bir eşcinsel yaşamı çiziyor. Dizideki karakterleri gay barlardan çok iş yerlerinde, metroda, alışveriş yaparken yani gündelik hayatın içerisinde görüyoruz.

 Dizide San Francisco'da yaşayan üç arkadaşın günümüz dünyasındaki aşklarını, iş yaşamlarını, hayal kırıklıklarını izleyeceğiz.

Patrick (Jonathan Groff) karakteri 29 yaşında bir bilgisayar oyunları tasarımcısıdır ve eski sevgilisinin nişanlanmasıyla yediği darbeyle kendine gelir ve aramıza katılır.

 Agustín (Frankie J. Alvarez) ise sanatçı olmakta kararlı 31 yaşında adamdır. Sevgilisi ile artık monogami yaşamının vakti gelmiştir ama bu domestik yaşama alışabilecek midir?

 Arkadaş grubunun en yaşlısı Dom (Murray Bartlett) ise 39 yaşında ve uzun zamandır garsonluk yapmaktadır. Orta yaşa merdiven dayamış ancak hala romantik ilişkiler peşinde koşmakta, iş yaşamında yükselme ve değişiklik yapmakla ilgili hayaller kurmaktadır.

 Bu üç karakterden başka Kevin (Russell Tovey), Lynn (Scott Bakula), Richie (Raul Castillo), Doris (Lauren Weedman), Frank (O.T. Fagbenle) ve Owen (Andrew Law) da dizide yer alıyor. Uzun zamandır gey temalı bir dizi izlememiştim. Sanırım ilk bölümden müdavimi oldum. Şimdiden iyi seyirler!

Dizinin web sitesi: http://www.hbo.com/looking#/
IMDB: LOOKING

3 Ocak 2014 Cuma

LAMBDAİSTANBUL'DAN GECİKMELİ OPERASYON: YOLSUZLUK PARTİSİ

Lambdaİstanbul 10 Ocak'ta 
harika bir partiye ev sahipliği yapıyor:
YOLSUZLUK PARTİSİ!!!

Yolsuzluk Partisi aslında 27 Aralık'ta düzenlenecekti ancak Taksim'deki eylemlerden dolayı iptal edilmişti. Gecikmeli de olsa harika bir parti bizleri bekliyor.

Parti Eski Beyrut'un üst katında bulunan Tivoli Event Hall'da düzenleniyor. Sanırım yılın ilk Lambda partisinde çok eğleneceğiz. En azından Cuma akşamı evde oturmaktansa bir bira için uğramaya değer! Ha bu arada giriş ücreti 10₺. Şimdiden iyi eğlenceler!

Nizamdan bana fayda yok, yoldan çıkmak istiyorum diyenler
Yoldan bir çıktım,pir çıktım, daha da çıkarım diyenler
Köprüden önce son çıkışta, 10 Ocak Cuma gecesinde
Tek gecelik bu özel workshop partide
Yoldan, akıldan, ustan,
Ardan,namustan çıkmanın tüm incelikleri
Hangi yolun yolcusu oldukları beş yüz metre öteden belli
Lambdaistanbul eğitmenleriyle hizmete sunuluyor
2014'ün bu ilk Lambda partisinde
Bavullarda saklanan
Sınır ötelerine taşınan
Hatta ayakkabı kutularından taşan
Milyarlarca şarkılık
Elektropop, deep house, oldies, Türkçe pop playlistleri
Açığa saçılıyor
Ortalık karışıyor

Tivoli Event Hall
Şehit Muhtar Mahallesi, İmam Adnan Sokak No:8/3, Beyoğlu
HARİTA

29 Aralık 2013 Pazar

Yılbaşı'nda LOVE'dayız!

Yılbaşı gecesi 
LOVE Dance Point'e 
ücretsiz giriş hakkı 
ister misin?

Yılbaşı gecesi LOVE Dance Point'te harika bir eğlence olacak! DJ Barış Caymaz çalacağı şarkılarla geceyi ateşleyecek. Oryantal Bianca ve gogo boylar ritmi arttıracak ve saatler gece 12'yi vurduğunda LOVE'da eğlence doruk noktasına ulaşacak!

Bu gecede sen de bir arkadaşınla LOVE'a ücretsiz giriş hakkı kazanabilirsin! Yapman gereken tek şey 2014'ten ne beklediğini ve e-mail adresini yorum bölümüne ya da seker-oglan@yandex.com adresine yazman!

Şimdiden iyi eğlenceler, mutlu yıllar!


Erken Yılbaşı Eğlencesinde Gayler "AŞK"a Geldi


Dün yılın son Cumartesi gecesiydi ve pek çok kişi evde oturmak yerine dışarı çıkmayı tercih etti. Anlaşılan pek çok kişinin tercihi LOVE Dance Point'ti. Mekanın girşinde uzunca bir sıra vardı. Kısa bir beklemeden sonra içeri girdik. İçeri girdiğimizde metrekareye 10 erkek düşüyordu! Herkes deli gibi dans edip eğleniyordu.

Dün Love'da DJ kabininde Barış Caymaz vardı. Ara ara çaldığı Türkçe şarkılar geceye renk kattı.



Ayrıca zaman zaman eğlenceye katılan gogo boylar mekanda bulunan müşterileri coşturdu. Özellikle gay arkadaşlarıyla birlikte mekana gelen kızlar kendilerinden geçtiler.

Yılın son Cumartesi gecesinde LOVE'da olanlar harika bir gece geçirdiler. Eğlenceyi kaçırdık diye üzülenler... önümüzde Yılbaşı Gecesi var!

31 Aralık Salı günü saat 22:00'de kapılarını açacak mekanda DJ Barış Caymaz, Oryantal Bianca ve gogo boylar bizlerle birlikte olacak. Sizlere tavsiyem kapıdaki kuyruğa takılmamak için mekana biraz erken gitmeniz!

Şimdiden iyi eğlenceler, mutlu yıllar!


28 Aralık 2013 Cumartesi

Yenemedin bizi 2013!


Her yeni yıl, yeni umutlarla gelir hayatımıza. Bazılarımız için Milli Piyango'dan çıkacak milyonlar, bazılarımız içinse kapıyı çalacak beyaz atlı prenstir yeni bir hayata ilk adım.

2013 pek çok insan için kötü bir yıl oldu. Pek çok ünlü ismi kaybettik bu sene: Tuncel Kurtiz, Ferdi Özbeğen, Müslüm Gürses, Nejat Uygur, Tekin Akmansoy, Adnan Şenses, Mehmet Ali Birand, Metin Serezli ve Ahmet Mete Işıkara bunlardan bazıları.

2013'ün bence en önemli olayı Gezi Parkı Direnişiydi. Hâlâ bile düşündükçe gözlerim doluyor. Ne zor zamanlar geçirdik. Polis şiddetine omuz omuza dur dedik. Eşcinseller olarak kendimizi ifade etme fırsatı bulduk Gezi Direnişi esnasında. İnsanlar eşcinsellere belki de hiç bu kadar yakın olmamışlardı. Hatta bazı gizli eşcinseller bile bu sayede Lambda İstanbul'un çadırına uğrayarak içlerindeki homofobiyi yendiler.

2013 yılı harika bir Onur Yürüşü'ne de şahit oldu. Gezi olaylarında oluşan tolerans ve hoşgörü havasının da etkisiyle İstanbul'da şimdiye dek yapılmış en kalabalık Onur Yürüşü yapıldı. Benim gibi daha önceden katılmamış bir çok eşcinsel zincirlerinden kurtuldu yürürken.
Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz şu günlerde. Ülke yine skandallarla, operasyonlarla çalkalanıyor. Biliyoruz ki yakında sular durulacak; hep böyle olmadı mı? Biz gayler gündem ne olursa olsun yine barlarda çalkalayacağız popolarımızı delice yılbaşı gecesi. Bazılarımız Tek Yön'de, bazılarımız Love'da, bazılarımız Neo'da olacak, bazılarımız evde grup seks partisi verecek, bazılarımız herkesten ve her şeyden kaçıp evde olacak sorgulayacak hayatı belki de ağlayacak sabaha dek, bazılarımız ailesiyle olacak, bazılarımız ailesinden yakın arkadaşlarıyla...
Her nerede ve kimle olursanız olun 2014 size hayallerinizin ötesinde harika deneyimler getirsin.

Herkese Mutlu Yıllar!