17 Ağustos 2016 Çarşamba

Gelme Kış, Gelme…

Kışın başladı ömrüm.
Uzun ve sert bir kıştı!
Çok üşüdüm, hatta titredim çoğu zaman...

Ardından bahar geldi ansızın
Hiç beklemediğim bir anda güneş gözlerimi kamaştırdı.
İçimde yeşerdi daha önce hiç tatmadığım duygular...

Bahar bu, sağı solu belli olmuyor.
Güneş içini ısıtırken bir anda bastıran yağmur ile iliklerine kadar ıslanıyorsun.
Her şeye rağmen hep o içindeki mutluluk gözlerinin ta içini parlatıyor

Yaz geldi baharın ardından yavaşça…
Duygular da güneş gibi kavurdu içimi!
Bir damla su için yakaran toprak gibi bir anlık huzur için ellerimi açıp hiç susmadan dua etmeyi öğrendim.

Yaz sıcağının ardından esen soğuk rüzgar ilk başta hoşa gider
Gelen sonbahardır
Adı üstünde son bahar!

Güzelliklere sahip çıkmak, hayatın tadını çıkartmak için son şanş!
Karmakarışıktır duygular…
Mutluyken hüzünlenir, ağlarken güler, sevilmeden seversin.

Yüreğin bir çöl gibi kupkurudur
Ama yağmur yağınca şemsiyeni açarsın!
Korkarsın ıslanmaktan… üşümekten… hasta olmaktan...

Ve kış görünür kapıda…
Güneşin artık tenini ısıtmaması gibi insanlar da artık güven vermez sana
Sadece gülümser ve inanıyormuş gibi yaparsın.

Gelme kış, gelme…
İstemiyorum tüm saflığıyla yağan karını
İstemiyorum örtmesin tüm kirlerimi, günahlarımı...

Korkuyorum belki de…
Korkuyorum senden sonra gelecek baharı!
Senden sonra yaşanacakları...