28 Temmuz 2015 Salı

20 Centímetros (2005)

Senin Hayalin Ne Kadar Büyük?
20 santimetre..?

20 santimetre
İzlediğinize değecek, son derece eğlenceli bir film 20 Centímetros. Özellikle bu sıcak yaz günlerinde keyifli zaman geçirmek için harika bir seçenek.

Narcoleptik, seks işçisi bir trans olan Marieta'nın tek istediği vücut bütünlüğünü bozan penisinden kurtulup bir an önce tam anlamıyla kadın olmaktır.

Buraya kadar herhangi bir sorun yok. Ancak Sevgili Marieta’nın penisi 20 cm uzunluğunda olup herkesi cezbezmektedir. Yattığı adamların onu kütür kütür becermesini beklerken, penisini gören herkes karşısında domalır. O ise sadece gerçek bir kadın olmak istemektedir. Gerçek bir kadın neden erkekleri arkadan becersin ki?

Marieta’nın tek derdi kocaman bir penis değildir! Bir de Narcolepsi hastasıdır. Narcoleptik olan insanlar günün herhangi bir saatinde aniden derin uykuya dalabilirler. Marieta’nın başına bu durumdan ötürü bir sürü bela gelecektir. Ancak rüyaya daldığında kendini fiziksel olarak tam bir kadın olarak gürür ve şarkılar söyler. Şarkılardaki performans, kostüm ve koreografiler görülmeye değer! Şunu belirtmem gerekir ki performanslar o kadar eğlenceli ki neredeyse Priscilla kadar başarılı!

Güzel bir film aşksız olur mu? Olmaz tabi ki…

Marieta’nın dillere destan bir güzelliği olmamasına rağmen El Reponedor gibi taş bir abimizi tavlayacak ve sizler filmi izlerken şoklar içinde kalacaksınız. Ne diyelim… Allah çirkin şansı versin!

Transeksüel Sinema
Sonuç olarak 20 Centímetros'u izlediğinize pişman olmayacaksınız!

Şimdiden herkese iyi seyirler.

Film Hakkında:
  Yönetmen: Ramón Salazar
  Senaryo: Ramón Salazar
  Oyuncular: Mónica Cervera, Pablo Puyol, Miguel O'Dogherty, Concha Galán, Pilar Bardem, Rossy de Palma, Lola Dueñas, Juan Sanz
  Yapım Yılı: 2005
  Ülke: İspanya, Fransa
  Dil: İspanyolca, Fransızca, İngilizce
  Süre: 112 dakika
 20 centímetros
(2005) on IMDb

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Onur Haftası Nasıl Başladı, Neler Yaşadık?

İlginç bir hafta geçirdik ülke ve dünya olarak. Pek çok iyi gelişme olduğu gibi, canımızı sıkan gelişmeler de oldu!
Onur Haftası pek çok eşcinsel gibi benim de heyecanla beklediğim bir etkinliktir. Hafta boyunca yapılan konserler, partiler, söyleşiler için sabırsızlıkla bekliyorum bir kaç senedir. Bu sene Onur Haftası yaklaşırken Zorlu PSM’de yapılacak olan Boston Gay Korosu konserinin iptali ilk gölgeyi düşürdü. Herkes üzgün ve şaşkındı ama çok zaman geçmeden Boğaziçi Üniversitesi konsere ev sahipliği yapacağını açıkladı. Herkesin içini bir mutluluk kapladı. Hem böylesine bir etkinlik iptal olmadığı için, hem de ülkemizde yalnızca bir üniversite bile olsa homofobik tavırlara karşı onurlu duruş sergilediği için keyiflendik.

Bu konu tam burada kapandı derken İstanbul Medeniyet Üniversitesi rektörü homofobik tweet’i ile gündeme oturdu. Hepimize nasıl bir ülkede yaşadığımızı bir kez daha suratımıza tokat gibi vurdu bi tweet! Bir üniversite rektörü, bir akademisyen, bir bilim adamı nasıl olur da bu denli homofobik olur ve insanları nefrete teşvik eder diye hem sinirlendik, hem de anlamaya çalıştık. 
(Ama anlayamadık!)

Bu arada konserin Boğaziçi Üniversitesi tarafından nasıl finanse edilebildiği merak konusuydu. Boston Gay Korosu’ndan açıklama geldi. Konseri iptal ettikleri için maddi tazminat ödemişler yani konseri istemeseler de finanse ederek sponsor oldular.

Bu seneki Onur Haftası etkinliklerinin neredeyse tamamına katılmak istiyordum ama ne yazık ki pek azına katılabilme şansım oldu.

Katıldığım ilk etkinlik 23 Haziran Salı günü yapılan Kadıköy Sokak Partisi oldu. Blogger dostum Nick Smorty ile katıldığım etkinlikte oldukça eğlendik. Zaman zaman hoparlörün fişi çıktı, müzik kesildi, zaman zaman kalabalıktan dans edemedik ama her şeye rağmen çok eğlenceli bir etkinlikti. Partide sadece LGBTİ bireyler değil, heteroseksüel pek çok kişi de vardı. Özellikle sevgilisini koluna takan kızlar ve nereye geldiklerinin tam da farkında olmayan erkek arkadaşları partide hiç de azınlık değillerdi. Belki şans eseri ya da bilgileri dışında bir partiye gelmişlerdi ama kısa bir tedirginlik sürecinin ardından onlar da partinin tadını çıkardılar.

Çarşamba günü Şişli Belediyesi Kent Kültür Merkezi’nde Hormonlu Domates Ödül Töreni vardı. Geçen sene gittiğimde inanılmaz eğlenmiş, bu seneki etkinliği de dört gözle bekliyordum. Son anda iş yerinden bir arkadaşımızın ayrılması ve veda yemeği sebebiyle katılamadım. Katılanlar oldukça keyifli zaman geçirmişler.

Cuma günü Tunnel Sahne’de 23. LGBTİ Onur Haftası Partisi vardı. O gün inanılmaz yoğun geçti benim için! Sabah iş yerinde yoruldum. Öğlen işten arkadaşlarla Beşiktaş’ta yemek yedik. Öğleden sonra uzun zamandır görüşemediğim gay arkadaşlarla Karaköy’de takılmaca. Akşam Taksim’de yemek, gece de parti…

Tunnel Sahne’ye gittiğimizde sokaktaki kalabalık çok hoşumuza gitti. Bir sürü insan sokakta toplanmış muhabbet ediyorlardı. Tunnel Sahne’ye girdik ama içerisi tekel büfesi kıvamındaydı. İnsanlar sadece mekanı içki almak için kullanıyor, içkisini alan sokağa çıkıyordu. İçerideki müzik benim zevkime hiçbir şekilde hitap etmeyen bir tarzdaydı. Zaten 1-2 kişi dışında da içeride dans eden falan da yoktu.

Sokakta uzunca bir zaman takıldıktan sonra aynı gün Mono Bar'da Ayı Onur Haftası Partisi olduğunu hatırladım ve gece yarısından sonra oraya geçtik. İçeride 80’lerden müzikler çalmayı seven bir abimiz vardı. 80’leri severiz ancak tüm gece 80’lere tahammül etmemiz zordu. Biz de kendimizi ortaya atıp çılgınca dans ettik ve bir süre sonra mekandan ayrıldık.

Cumartesi günü uzun zamandır beklediğimiz Boston Gay Korosu konseri için Boğaziçi Üniversitesi’ne gittik. Konser 18:00’de başlayacak yazıyordu ama biz nasılda 19:00’dan önce başlamaz diyerek 18:30 gibi konser alanına ulaştık. Konser alanına ulaştığımızda içeriden müzik sesleri geliyordu. Ben ukala ukala “prova yapıyorlardı” dedim ama yanılmışım, konser çoktan başlamıştı. Boston Gay Korosu’nun performansı gerçekten harikaydı. Son şarkıda Amerikan Başkonsolosu Charles F. Hunter da koroya katıldı ve Katy Perry’nin bir şarkısı eşliğinde harika bir şov sergilediler. Bilenler bilir Amerikan Başkonsolosumuz da eşcinsel. Hatta geçenlerde bir Türk ile evlendi.
Pazar günkü Onur Yürüyüşü’ne dek Onur Haftası böyle geçti benim. Pazar geldiğinde ise durum bir hayli karmakarışıklaştı. Bu seneki Onur Yürüyüşü’ne polisin şiddeti damgasını vurdu! Onur Yürüyüşü’ne ait izlenimlerimi bir başka yazıda sizlerle paylaşıyor olacağım.

2 Temmuz 2015 Perşembe

DEĞERLİ EŞYALARINIZ ELİNİZİN ALTINDA, EL BAGAJINIZDA OLSUN!

Kredi kartınızı, pasaport, ehliyet ve araç ruhsatı gibi her an ihtiyacınız olabilecek belgelerinizi; nakit paranız, değerli takılarınızı; uçuş sırasında ya da uçuşunuzun hemen ardından ihtiyacınız olabilecek ilaçlarınızı; bilgisayarınız ve cep telefonunuzu; sözleşmeler, tapu, diploma gibi önemli evrak ve belgelerinizi el bagajınızda taşıyın, aklınızı onlarda bırakmayın.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.